Adım Adım Lantau Adası Gezisi

Hong Kong’ta Lantau Adası'na gitmenin iki yolu var. Biri Hong Kong’dan Kowloon üzerinden Lantau’ya tren ya da otobüs ile geçmek. Bir diğeri ise Hong Kong adasından Lantau Adası'nın en doğusunda yer alan Mui Wo ya da Discovery Bay yerleşimine feribot ile geçmek.

Biz gidişimiz için feribot ile Mui Wo’ya geçmeyi tercih ettik. Her ikisine de neredeyse 24 saat boyunca feribot var. Mui Wo’ya her 30-50 dakikada bir, Discovery Bay’e her 20-30 dakikada bir.

Hong Kong adası Pier 6’dan feribota bindik. Burada bir normal feribot var, bir de hızlı feribot var. Hızlı olan 35 dakikada yavaş olan 55 dakikada gidiyor. Hızlı olanın fiyatı kişi başı 30 HKD (Hong Kong Doları), yavaş olan ise 15 HKD civarında.

Mui Wo adanın en doğu kısmında. Buradan adada gitmek istediğiniz yerlere ister otobüs ile isterseniz bisiklet kiralayarak gidebilirsiniz. Biz otobüs tercih ettik.

Bu arada hemen feribottan indiğiniz gibi dikkatinizi çekebilecek bir restoran var; Bahçe Türk Restoranı. Seyahatte Türk yemeklerini özleyenler için bir seçenek olabilir.

Lantau Adası’nda öncelikle Ngong Ping kasabasına gidiyoruz. Bu kasaba hem meşhur teleferiğin başlangıç noktası. Hem de Büyük Buddha heykeli ve Po Lin Manastırı’na giriş kapısı.

Kasabanın girişinde sağlı sollu çok sayıda tezgâh var. Bu bölgenin çok turistik olduğu her halinden belli. Ancak burası Hong Kong’da gördüğüm en temiz yerlerden biriydi. Ufacık düzenli bir kasaba.

Kasabanın en önemli noktalarından biri Ngong Ping 360 adı verilen teleferik. Bu nedenle kasabaya girdiğiniz gibi farklı ülke bayraklarının renkleri ile boyanmış 10-12 tane teleferik kabinini sergilemişler. Sanki ufak bir açık hava cable car müzesi.

İlk olarak bu teleferiğe binmek için bilet alıyoruz. Standart kabin yani altı düz kabin alırsanız tek yöne kişi başı 105 HKD, kristal kabin (tabanı da dâhil her yeri cam) alırsanız fiyat 165 HKD. Biz de bu bir kez tecrübe edilir deyip kristal kabin alıyoruz.

Bu teleferik hattı Ngong Ping ile adanın kuzeyindeki ve de havaalanına çok yakın olan Tung Chung arasında çalışıyor. Toplam uzunluğu 5,7 kilometre. Seyahat süresince çok güzel manzaralar izliyorsunuz. Özellikle de altı da cam olan kabinlerde…

Teleferik ile Güney Çin Denizi’nin üzerinden geçip, yaklaşık 20 dakika süren bu panoramik yolculuk sonrası Tung Chung’a ulaşıyoruz.

Ama açıkçası biz burada bir zamanlama hatası yaptık. Önce Po Lin Manastırı ve Büyük Buddha’yı gezip sonra teleferik ile bu bölgeye gelip buradan Hong Kong’daki Disneyland’a geçip, oradan metro ya da otobüs ile Kowloon üzerinden Hong Kong Adası’na dönmeliydik.

Ama biz merakla önce bu teleferiğe binince maalesef tekrar bir ücret ödeyip yeniden teleferikle Ngong Ping kasabasına geri döndük.

Kasaba çok renkli ve hareketli. Yol boyunca ejderha kostümleri içinde gösteri yapanlar, şarkı söyleyenler gibi pek çok Hong Konglu sokak sanatçısı var. Eğer çay seviyorsanız buradaki Li Nong Tea’de çay içmelisiniz.

Uzaktan 250 ton ağırlığında ve 34 metre yükseklikte olan Tian Tan Buddha’yı görüyoruz. Bu Buddha heykeli dünyanın açık havada oturur pozisyondaki en büyük bronz Buddha heykeli.

Her yerden görülebilen bu Buddha heykeline doğru merdivenleri tırmanmaya başlıyoruz. Tam 268 basamak sonra ulaşıyoruz tepeye. Buddha heykelinin içinde Budizm ile ilgili bir müze var. Burası her gün sabah saat 10.00 ile 18.00 arası ziyarete açık.

Buddha heykelinin etrafında ise her biri birbirinden incelikli işlenmiş heykeller var. Hepsinin yüzü Buddha’ya dönük ve ona bir şeyler sunar biçimde heykelleştirilmişler.

Buradan Po Lin Manastırı’nın görüntüsü ise çok etkileyici.

Bu manastır aslında çok eski değil. 1906 senesinde Jiangsu bölgesinden 3 rahip tarafından kurulmuş.

Manastırı oluşturan 3 ana bina var. Bunlardan ana bina içindeki 3 Buddha Heykeli; geçmiş Buddha’yı, şimdiki Buddha’yı ve gelecek Buddha’yı temsil ediyor.

Manastırın içindeki tapınaklar çok bakımlı ve tertemizdi. Çevre düzenlemesinde ise bol ağaç ve çiçek kullanılmış.

Buranın çıkışında ise dev tütsüleri görebilirsiniz.

Dağların arasında saklı kalmış bu manastırı ve dev Buddha heykelini gezdikten sonra maalesef zamanımız kalmadığı için tekrar teleferik ile Tung Chung’a dönmedik. Zaten o bölgeden dönüş yoğun olduğu için teleferikte uzun bir kuyruk vardı. Bu nedenle biz buradan otobüse binip Mui Wo bölgesine geri geldik ve buradan feribot ile Hong Kong adasına geçtik.

Bir diğer önemli yer ise dünyanın en büyük 5. asma köprüsü olan Tsing Ma Köprüsü. Üzerinden hem taşıtların hem de tren yolunun geçtiği köprü 2160 metre uzunluğunda ve 1997’de yapılmış. Bu köprü havaalanına giden yol üzerinde olduğundan zaten buradan ya gelişte ya da gidişte geçeceksiniz.

Lantau’da eksik kalan 2 nokta oldu. Bunlardan biri Disneyland. Ancak bunu kaçırdığıma üzülmedim. Çünkü zaten çok küçük çocuklara hitap ettiğini okumuştum.

Ama bir de “Doğu’nun Venedik’i” dedikleri “Tai O” balıkçı kasabası vardı. Burada balıkçıların evleri sular üzerine ahşap sundurmalar üzerine inşa edilmiş. Bu da artık bir sonraki Hong Kong seyahatimize kaldı.

Hong Kong’da otel önerilerine gelecek olursak, Pacific Place kompleksi ve Central District bölgesinde bulunan alışveriş alanlarına oldukça yakın bir konumda bulunan The Harbourview değerlendirilmesi gereken merkezi oteller arasında. Bu otelin yanında Cosmopolitan Hotel Hong Kong’u da tercihleriniz arasına koyabilirsiniz. Otel, Wan Chai İş Bölgesi'ne trenle 5 dakikada ve Ocean Park ile Stanley'e ise arabayla 15 dakika mesafede bulunuyor. Bu iki otele ek olarak da birçok müzeye yürüme mesafesinde ki Ramada Hotel Kowloon’da seçim yapabileceğiniz güzel otellerden bir diğeri. Hong Kong’da ki diğer otel seçenekleri için isterseniz buradan booking.com’a girebilir ve rezervasyon yapabilirsiniz. 

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni